Search
  • minekobal

Merakın engeli başarılarımız

Cüretkarlık sınırını zorlasa da özgüven görünümünde hepimize tanıdık bir cümle ile başlayalım. “Biz şurada şu işi yaparken, daha Türkiye’de bu konuları bilen bile yoktu” veya “Ben hep satış şampiyonuydum.” Biraz daha devam edersek “Mütevazi olamayacağım, bu işte en iyisi benim” Bu arada bu cümlelerin hepsi doğru da olabilir, eksik bilgiyle yorum yapmayalım. Ancak biz başarılarımız değiliz, daha fazlasıyız ve pakete deneme yanılmalarımız ile yeni alacağımız dersler de dahil. Eğer yeni başarılarımız da olsun istiyorsak, geçmişle olan aşkımızı yeniden değerlendirerek başlayabiliriz. Nasıl bir alma verme dengemiz var? Geçmiş başarılarımız bizi ne kadar besliyor? Ne kadar değer yaratıyor? Ya da gelecekteki maliyeti tahminimizden daha mı yüksek? Başarıyı her nasıl tanımlıyorsak, içine biraz sürdürülebilirlik biraz da değerlerden tat katmak bahsettiğimiz.


Bir şeyleri çok iyi yaptık, hatta birileri veya kimseler bize inanmazken çok iyi yaptık. Ve çok başarılı olduk, bunu çok etkileyici bir şekilde anlatsak da yeni başarı hikayeleri için yeterli krediyi toplayamayacağız. Çünkü artık resimde başka oyuncular olabilir, çünkü bambaşka bir ortamda olabiliriz, çünkü yepyeni dinamiklerimiz olabilir, her şey olmaz ya aynı olsa bile kendimiz aynı olmayabiliriz. İşin içine biraz merak katmak, bizi aynı reçeteyi uygulama tembelliğinden de kurtaracaktır. Denemiş olmak, belki diğerlerini büyütmek, ilham vermek amaç ve araç tanımını yeniden yapmamıza ve daha renkli bir başarı hikayesi yazmamıza neden olacaktır.

  • Bu işi yapmanın daha iyi bir yolu var mı?

  • Bir kahramanınızı özne olarak alsak, O’nun bu işe nasıl yaklaşacağını merak edebiliriz.

  • Yine aynı kahramanın bu işle ilgili soracağı meraklı soru ne olurdu?

  • Bu iş ile nasıl bir değer yaratacağım? Müşterim, hatta müşterimin müşterisi için bu değer ne kadar anlamlı?

  • Rekabet beni nasıl konumlandırıyor? İyi ki aynı pazardayız diye rakiplerim ne kadar mutlu?

  • Rekabet ile iş birliği yapsam nereden başlardım?

  • Bu işe bugün başlayacak olsam nasıl kurgulardım?

  • 10 katı büyümek için tüm varsayımlarımı ve kısıtlamalarımı yok saysam ne önerirdim?

Biraz da iğne ve çuvaldız sorularını kendi dünyamıza taşıyalım. Portföyündeki beş müşteri ile kotasını tutan satış danışmanı, geçmişte yaptığı kampanyalar şahane sonuç verdi diye farklı ajanslarla görüşmeyen pazarlamacı, son tedarikçisinden çok mutlu olduğu için yeni gelişmeleri izlemeyen mühendis gibi devam edebiliriz. Trendleri okuduğumuzda halının altına süpürmediğimiz sinyalleri merakla yakalayabilirsek ve herkesten önce yakalayabilirsek nefis bir başlangıç yapabiliyoruz. İlk koşul da eski başarılarımıza aşık olmaktan vazgeçebilme cesareti…


Kendini yenileyemeyen şirketleri tüm değişim eğitimlerinin girişinde birlikte görüyoruz. Peki bu durumun en büyük faturasını kime yönlendirebiliriz. Tabii ki üst yönetime… Metafor hakkımızı burada Titanik için kullanıyoruz. Buzdağı yerine değişiklik olur 😉 Titanik battığında ikinci kaptan görevdeydi ve o dönemin Atlantik geçme deneyimi en yüksek olan çok başarılı isimlerinden biriydi, Edward Smith. Eğer yapılan uyarıları dikkate alsaydı, kaza en azından daha az insanın ölümüyle sonuçlanırdı.

Ve ikinci klişemiz de geliyor Nokia… "Yanlış hiçbir şey yapmadık ancak her nasılsa kaybettik." Bu sözleri gözyaşları içinde söyleyen kişi Nokia CEO'su Stephen Elop. Bu sözler bile hatanın nerede olduğunu halen tespit edememiş olduğunun mükemmel bir kanıtı. Kodak örneğini de bekliyorsanız onu yazmadık 😉


Geçmiş başarıyla çok mutlu tepe yöneticilerle sık karşılaşabiliyoruz. Covid-19 biraz ezberleri bozsa da eski güzel günler özlemi başımıza hala dert açacak riski barındırıyor. Biz kendimizi nasıl yakabileceğimizin senaryolarını çalışmazsak, rakipler, müşteriler bir şekilde bizi yıkacaktır. Peki ne önerirsiniz derseniz, masaya getirdiklerimiz…

  • Her konuşmanıza lütfen çok eski tarihlerde biz şöyleydik, bunları gerçekleştirdik, ilklerin şirketiyiz gibi tarihten övünme ile açmayın, gerçekten sıkıcı oluyorsunuz. Şirketlerde tarih dersi yeni nesiller için hiç ama hiç ilgi çekici değil.

  • Zamanında başardık ama şimdi başka yollar bulmamız lazım derseniz herkesi meraka yönlendirmiş olursunuz ama sürekli geçmiş başarıdan bahsedersiniz zihin tembelliğine yol açarsınız. Unutmayın ki insan zihni ve fiziği doğal olarak tembelliğe meyil eder.

  • Geçmişinizden bahsederken başarısızlık hikayelerinizi ve aldığınız dersleri anlatın, inanılmaz ilgi çekecektir.

  • Gelecek ile ilgili merakınızı ve hayallerinizi anlattığınız bölümler, geçmişi anlattığınız bölümlerden kat kat fazla zaman alsın.

  • Biraz da mütevazi olun canım, zaten çalışanlarınız başarılı olduğunuz için o seviyeye yükseldiğinizi biliyor, bunu kör gözüne sokacak şekilde övünerek anlatmak pek sevimli olmayacaktır.

  • Başarıyı istiyorsak yarışa her seferinde ilk kez hazırlanıyor gibi olmak ve merakla tüm iç görülere açık olmak bizi tekrar zafere ulaştıracaktır.

  • Sizi zorlayacak müşterileriniz olsun, onların dünyasını anlamaya çalışın. Müşterinin başına iç veya dış kelimelerini ekleyebilirsiniz. Onların dünyasını merak edin ve nefis dersler zaten karşınıza çıkacaktır.

Aynı mesajı Hollywood tadında da izlemek isterseniz, “Late Night” eğlenceli bir öneri olabilir. Emma Thompson severseniz, hatta Şeytan Prada Giyer tadı da hoş geldiyse daha önce sevebilirsiniz. Ayrıca eğitimlerde kesip kullanacağınız sahneleri bolca bulmak hoşunuza gidebilir. 🎈

https://www.imdb.com/title/tt6107548/


Yeni başarı hikayeleri yazdıracak merakımız bol olsun 🎈



85 views

©2019 by meraklısına.... Proudly created with Wix.com