Search
  • minekobal

KPI'lara olan aşkımız...

Alıştığımız ve sıradan KPI’lar ile olan aşkımız bitmiş olabilir mi?

LinkedIn anket denemem ve sonrasındaki birkaç notumu merak ederseniz…

Anket sorum KPI’lar olmazsa hayatımızda ne değişirdi? Büyük hedefi, globalden gelen, var olma cümlesine hizmet eden çerçeveyi verdikten sonra işin nasılına ilişkin çalışanlara alan yaratan bir yaklaşıma ruhumuzun ne ölçüde hazır olduğunu merak etmiştim.


137 kişi anketi yanıtladı

%70’i performansım uçar, %20’si de pek bir şey değişmez dedi. Özetle ankete yanıt verenlerin %90’ı Kritik Performans Göstergelerinin olmadığı bir hayatı tercih edebiliyor.

Haftada bu kadar yeni müşteri ziyareti yap, şu segmentteki müşterilere şu kadar e-mail gönder, şu sayıda sunum organize et, bu sunumlara da en az şu kadarlık bir katılım olsun gibi kısıtlamalar iş performansını büyütmüyor.


Eğer işini seven, öz sorumluluk sahibi, müşterisini, hatta müşterisinin de müşterisini merak eden bir çalışansanız birinin size işinizi nasıl yapacağınızla ilgili sınırlandırmasına o kadar da gerek olmayabilir. Kırmızı çizgiler ve etik alan tartışma konusuna dahil değil, tabii ki.

Anketi yanıtlayanların %8’lik bir kısmı ise KPI’ların olmadığı bir dünyayı hayal bile edemiyorum seçeneğini tercih etmiş. Okurken nasıl bir anlam yüklediklerini bildiğimi iddia etmiyorum ancak bu kişilerin içinde bulundukları sektörlere baktığımda ilaç ve finans öne çıkıyor. Regulasyonların daha yoğun olduğu alanlarda kurumlardaki karar vericiler sistem büyüktür çalışanların otonomisi diyebiliyor(du).


İlk aklıma gelenleri yazdıktan sonra kendime peki bu yanıtlar ne kadar şaşırtıcıydı diye sordum. Aslında hiç şaşırmadım, kimsenin de o kadar sürpriz olarak tanımlayacağını pek düşünmüyorum.

Çok da değer yaratmadığını bildiğimiz, müşteri için pek de anlamı olmayan ancak ezberlenmiş rollerimizi sadece yerine getirmek, fiziksel olarak yaptım diyebilmek için yaptığımız o kadar çok işimiz var ki. İşin üzücü kısmı da koşturma içerisinde kendimize dahi zaman zaman çok da dürüst olmadan bunlara da inanmamız. Yüz yüze veya dijital hiç fark etmiyor, hikaye zihniyet alanında yaşıyor. Meraktan aldığım krediyle bir soru isterseniz: “KPI’larınızın hangileri müşteriniz ve müşterinizin müşterisi için gerçekten değer yaratıyor?”


İyi habere sıra gelsin o zaman; yeni dünyada şeffaflık ve güveni büyüterek, kişilere daha fazla sorumluluk vererek yaşamaya alışacağız. Bu arada KPI’lar nefis bir rahatlık alanı da sağlayan bir unsur, ne yapacağımı düşünmeden sadece niceliğe oynayarak hayatta kalmayı sağlıyor. Çalışanların yanıt vermekten, sonuç odaklı koşturmaktan vazgeçebildiği, yönetimin de biraz sürprizlere açık olarak “meraklı girişimci ruhunu” yaşatmaya çalıştığı bir kültür hayal ediyorum. Sandığımızdan daha çok hazırız 🎈


Eğer yok benim kurumum KPI’sız yaşayamaz derseniz, ne kadar oyun alanınızda yer açabilirsiniz bilemeden önerim KPI’ları yeniden tanımlamak olabilir.



Müşterimin dünyasını/ deneyimini anlamak için aldığım inisiyatifler

  • Müşterimin dünyasında değer yaratmak için geliştirilen öneriler

  • İş birliğine alan yaratmak için yeni kazandığım beceriler

  • Kurumun işleyişini daha da verimli kılmak için iç veya dış paydaşlara yönelik proje önerilerim

  • Destek olduğum farklı bir birim/ çalışma grubu tarafından başlatılan inisiyatifler

  • Çalışma ortamını daha eğlenceli, daha insan odaklı ve meraklı olması için getirdiğim/ savunduğum öneriler

  • Sosyal sorumluluk veya sürdürülebilirliği destekleyecek projeler


Ezberlediğimiz bol rakamlı pek de ruhu olmayan KPI’lardan ayrılmak için güzel bir zamanın içindeyiz. Eğer yok KPI’sız yapamam derseniz de içinde daha çok insan olan, daha çok değer olan, ruhu olan KPI’lar tanımlayabilirsiniz. Size de, ekibe de, müşteriye de iyi gelecektir 🎈

Son not: Eğlenceliymiş, aralarda yeni anket sorularıyla devam edebilirim.


Merakımız bol olsun 🎈



110 views

©2019 by meraklısına.... Proudly created with Wix.com