Search
  • minekobal

Don Kişot demişken...

Don Kişot’u nasıl bilirsiniz?

Hayatın saçmalıklarını çok iyi bilen, ancak azimle savaşmaya devam eden bir kahraman…

Bugün hepimizin içindeki Don Kişot’u keşfetmesi için iyi bir zaman olabilir mi?


Hepimizin karamsar olmak için bir dolu geçerli nedeni var. Global veya sektörel ölçekte gri senaryoların bir parçası oldukça, bireysel olarak da çok uzağına düşmüyoruz ve kaygılanıyoruz. Hiçbir şey olmazsa kaygılanma potansiyelimize dahi kaygılanabiliyoruz. Peki Don Kişot bu kadar kaygılanır mıydı? Pek sanmam 😉


Don Kişot hayatın anlamının hazır olarak sunulmadığını çok iyi biliyordu. Bugünün dünyasında yaşasaydı kitapçıların kişisel gelişim raflarında reçete aramazdı, onun yerine merakla soru sorardı.


Sokrates’in cahil bilgeliği tadında yanıt kaygısına düşmeden anlamaya çalışırdı, sanırım işin ustalık kısmı da tam burası… Doğamız gereği doğru ve yanlış için bir netlik ihtiyacımız var, net olmayan sahnelerde kaygı bataklığına düşebiliyoruz.


Nelerin çalışmadığını çok iyi biliyoruz.

"İçi boş" bir iyimserlik hali pek sürdürülebilir değil. Başındaki “içi boş” ifadesinin etkisine güvenerek, bakalım sırada ne var tadında çekirdek çitleterek bir dizi izlermişçesine iyimser olmak pek çalışmayabilir.


Günün sonunda anlam yokluğunu büyüten “nihilist” bir duruş da bizi bir adım öteye, yana farklı bir yere taşımayacaktır. O yüzden de belirsizlikle yaşamayı öğrenmeliyiz. Bu bu günler de geçecek sabrı göstermek kesinlikle değil, çünkü eski günler tekrar gelmeyecek hiçbir eski hikayenin yeniden aynı şekilde hiç bir zaman yaşanmadığı gibi…


Bir şeyler değişiyor ve hızlanarak da değişmeye devam edecek, en azından bunu çok iyi biliyoruz. Bu dünyada olduğumuz sürece de bundan kaçışımız yok. Çaba harcamaya devam ettikçe, hırçın bir sonuca ulaşmak yerine, belirsizlikle kalmayı öğrendiğimizde tat almaya başlıyoruz…


Merak da sanırım tam da bu yüzden çok iyi geliyor 🎈



159 views

©2019 by meraklısına.... Proudly created with Wix.com