Search
  • minekobal

Deve, aslan ve meraklı çocuk

Lise yıllarında "Böyle Buyurdu Zerdüşt" kitabını alıp, ancak okumak konusunda zorlananlardansanız, üç dönüşüm adımlarını hatırlamak belki şimdi iyi gelebilir.🎈

Tabii ki Nietzsche’nin kişinin ruhunu özgürleştirmesi için önerdiği bu adımları merak ile ilişkilendireceğiz.

Birinci evre:

“Evet” aşamasında tanımlanan evre devedir. Devenin ağır yükü vardır, fedakarca bu yükü taşır. Diğer taraf anne-baba, öğretmen, müdür veya toplum bu yükleri deveye yükler. Deve de evet der, karşılığında güvende kalacaktır ve kabul görecektir. Zaman içerisinde kendi beklentisini de unutabilir, Eric Berne’den tanıdığımız kurban dramasına yaklaşmaya başlar. Başkalarına “evet” dediği için kendi potansiyelini unutmuştur. Deve ilk evrede hayatını sürdürebilir ya da tüm güçlükleri sırtlamanın farkındalığı ile kendi gücünü tekrar hatırlar ve dayanıklılığı ile ikinci evreye geçmeyi seçer.

İkinci evre:

Deve yüklerinden kurtulduğunda kendini çölde bulur. Varoluşsal bir kriz yaşadığı çöl ona iki seçenek sunar. Ya anlam bulamadığı hayatını sonlandıracak ya da kendi anlamlı alanını bir “aslan” gibi yaratacaktır. Bu “hayır” aşamasında isyankar ruhunun öne çıktığını görürüz. Aslanı nasıl tarif eder, tek başınadır, istemediği bir durum olduğunda kükreyecek kadar yüksek bir enerjisi vardır, kendisinden bir şey talep edildiğinde rahatlıkla “hayır” diyebilir ve çok güçlüdür. Özgürlüğüne kavuştuğunu sanır. Ancak aslan her zaman öngörülebilir ve başkalarına sandığından çok daha fazla bağımlıdır, bu da kurnaz birçok tuzağa düşebileceği anlamına gelir. Kükremesinin altında devenin uyum arayışı çok uzakta değildir.

Farklı dönemlerde, sahnelerde kendimizi istemsizce evet veya hayır derken bulduğumuzda birinci ve ikinci evre arasında geçiş yaptığımızı söyleyebiliriz. İki evrede dışarıya bakar ve uyuruz, Jung’un ifadesiyle ancak içeri baktığımızda uyanabiliriz. Bu da üçüncü evreye geçiş ve kendini farketme olarak okunabilir...

İlk aşamada evet yanıtını deneyip, iyi bir insan olmaya çalıştıktan sonra arzularımızı gerçekleştirmediysek sonra isyan edebiliriz. Hayır ilk tepkimiz olur. Aslan sembolik olarak tek başına yürür, meydan okur, davetsiz konukları kişisel alanına girmesine izin vermez. "Haklıyım", "Benim hayatım istediğimi yaparım", "Beni rahat bırakın", "Kendi işine bak" tadında ifadelerinden aslanı tanıyabiliriz. Bununla birlikte katı ve güçlü görünümün ardında içinde bulunduğu sahneyi anlamlandırmakta zorlanabilir. Başkalarına bağımlıdır, öngörülebilir olduğu için tarafı hep bellidir. Özgürlük yanılsaması içindedir. Özgür ve bağımsız olma arzusunun altında bir deve saklanır. Git der, sonra da kişi gidince gerçekten kendine yediremez ve üzülür.

Birinci ve ikinci aşama arasındaki geçişlerimiz hepimize tanıdık gelebilir. İki aşamanın ortak yönü ise diğer kişiye esas rolü vermemiz. Diğer kişiye sandığımızdan daha çok bağımlı olmamız ve kendimizi yok saymamız... İçimize baksak uyacacağız, yani evet ve hayır evresine sıra gelecek

Üçüncü evre:

Bu evreyi "evet ve hayır" arasındaki dengeyi kurabilen bir çocuk olarak Nietzsche tanımlar. Uyumu kendinin dışında değil, kendi içinde arar bu olgun çocuk. Mutlak katı çerçeveleri yoktur ve merak eder. O nedenle de çok öngörülemez, tepkileri kendiyle kurduğu diyalog ile beslenir ve yaratıcıdır. Çocuk oyuncudur, dış dünyayı kaybetse de kendi dünyasını kazanır. Çocuk merakla hayatı oyun alanı olarak görür, anı yaşar ve bundan keyif alır. Merakıyla özgürlüğünü yaşar. Deveden ve aslandan daha dayanıklıdır, çünkü akışla kavga etmez.

Üç evreyi pratiğe taşırken cebimize koyabileceğimiz dersler neler olabilir?

  • Bu hayata fırlatıldıysak acı da çekeceğiz. Zor deneyimlerimizin dayanıklılığımızı büyüttüğünü kavrayabilmek, cömertçe gözlemci olmaya çalışmak bizi büyütecektir.

  • Dış dünya toplum, profesyonel yaşam, mutlak doğrular bizi her zaman zorlayacaktır. Bir yerde kesin yargılar varsa orada merak için bir boşluk bırakılmamıştır. Soru soracak ve keşfedecek bir dünya yerine tatsız ve tuzsuz yanıtlar vardır. Yaratıcı, oyuncu ve meraklı tarafımızı ortaya çıkarmak için savaşacak cesaretimizi ortaya çıkarmalıyız.

  • Çocuk tarafımıza alan açtığımızda hayatla dans etmeye başlarız. Hayatı daha nefis yaşarız, hayal kurarız. Merakın bulaşıcılığı ile çevremize ilham verir birlikte büyürüz.

Deve en kolayı, aklımı bile kullanmıyorum, güvenliyim yalnız değilim ama çok yıpratıcı

Aslanın zorluğu enerji yükselmesinde ve maskesinde, her zaman o kadar gürültüye gerek var mı?

Çocuk gerçek özgürdür, diğerine hayır demez kendine evet der. Çocuk akışla hayatla dans eder.


Çocuk merakımız bol olsun 🎈


417 views

©2019 by meraklısına.... Proudly created with Wix.com