Search
  • minekobal

Bu yazı meraklı liderler için🎈

Bir dönem kartvizitinde “Eğitim Müdürü” yazan biri olarak buradan başlayabilirim. Kurumdaki kişilerin mevcut işlerini daha iyi yapabilmeleri, merkezi stratejileri daha iyi uygulayabilmeleri için onların eğitim ihtiyaçlarını tanımlayan, iç veya dış kaynaklardan eğitim organizasyonlarını yapan, sonra da takip aşamasında izleyerek gerektiği noktalarda aynı süreci tekrarlayan bir pozisyondan bahsediyorum. Bu kapsama kısa programlar, koçluk buluşmaları, üniversite iş birlikleri veya e-learning platformları ekleyip “blended learning” yapsak da ardındaki zihniyet işi daha iyi yapabilmek için kişilerin donanım kazanmalarına destek olmaktı. Pandemi ile birlikte hızlanan dünyada tüm bu kopyala yapıştır eğitim yaklaşımlarını terk edip, öğrenme merakını büyütmeye geçiyoruz. İşi daha iyi yapabilmek için yeni beceriler kazanmak, bunun için de eğitim programlarına katılmaktan daha fazlasını masaya getirmek istiyoruz. Edilgen bir eğitimden, kişinin öğenme iştahını nasıl büyütebiliriz sorusuna geçiyoruz.


İşi iyi yapmak için eğitim almak eski dünyadan kalan bir tanım:

"İşi daha iyi yapmak için eğitim almaktan, işi öğrenme fırsatı sağlayan bir alan olarak tanımlamaya doğru geçiyoruz."

Bugün kişilerin öğrenme deneyimini şekillendirebilecekleri hatta işi öğrenme için alan yaratan bir başlık olarak gördükleri bir dünyaya geçiyoruz. Bu nedenle de yetkinlik tanımlayıp ona uygun insan alma kaygısını terk edip, işi ve geleceği şekillendirecek insanları çekmeyi hedeflemeye başlıyoruz. Eğer kurum içerisinde insanlar öğrenme fırsatlarını yaratmak için sorumluluk alırsa, öğrenme ve öğrenememe/ unutma deneyimlerini paylaşırlarsa o zaman teknolojinin üstel büyüme hızını yakalayabiliriz. Çocuk merakımızla keşfetmeye başlayarak…


Burada üç düzeyden bahsedebiliriz.

1️⃣ En temel alanda teknik eğitim programları yer alacaktır. İşin yapılması için bilinmesi gereken, pratik kazanılması gereken teknik becerilerin tamamı burada… Finansal araçların okunması da olabilir, kod yazımı veya teknik bir cihazın operasyonu da olabilir. Satış tekniklerini dahi buraya alabiliriz.

2️⃣ İkinci düzeyde profesyonelliği pekiştirecek “öğrenilebilir insan becerilerine” dair içeriklere yer verebiliriz. İş birliğine yönelik bir ortamı nasıl oluşturabiliriz, nasıl etkileyici sunumlar yapabiliriz, delegasyon nasıl olmalıdır, nasıl karar alırız gibi hepimize çok tanıdık gelen başlıklar… Genelde eğitim kataloglarının da kapsamı bu iki düzeyi kapsayacak şekilde tasarlanır.

3️⃣ Üçüncü düzeyde ise öğrenme isteğini tetikleyecek, kişilerin öğrenme süreçlerinin sorumluluğunu almalarına alan yaratacak “merak” yer alır. Artık problemleri çözen, en iyi şekilde çözen insanlar yerine, problemi belki de tüm semptomlarını yaşamadan önce öngören daha derine inerek yeniden tanımlamaya çalışan insanlara nasıl geçeceğimizi gündeme alırız. Merakı büyütebildiğimizde, merakı yeşertecek bir ortam yaratabildiğimizde sorun çözmenin ötesinde öğrenmeyi/gelişimi bir alışkanlığa dönüştürebiliyoruz.

Merak ettiğimizde açık oluruz, yargılamadan ve korkmadan açık oluruz. Dünyayı merak ederek başlarız, en azından çocukken böyle başlamış olabiliriz. Doğayı kendimizden ayrı görmeden, doğanın bir parçası olarak hayret ederek meraklı sorular sorarız. Sonra çevremizdeki diğer insanları merak ederiz. Onlar ne yaşıyor, nasıl düşünüyor, neler hissediyorlar. Kendi düşüncemizi dayatmak için değil, onları da anlayarak birlikte büyümek için. En zorlayıcı merak ise kendimizle yaptığımız cesur sohbetlerde karşımıza çıkar. Kendi değerlerimizi, bizi kısıtlayan yada büyüten altta yatan inançlarımızı sorgularız. Sonrasında da bir mucize gerçekleştiririz.🎈

Bunun içinde ortamı nasıl şekillendirdiğimizi sorgulamamız, paradigmalarımızı yeniden değerlendirmemiz gerekiyor. Eğer merakı teşvik eder ve büyütürsek, kişiler nasıl öğrenebilirim sorusunu soracak ve öğrenme deneyimlerini oluşturacaklar. Klasik eğitim programlarına ihtiyaç da gittikçe azalacak böylece. İnsan Kaynaklarının kişi başı kaç gün eğitim verdiğini anlatması o kadar da anlamlı olmayacak, ya da katılımcılar çok yoğunum neden bu eğitim bu tarihte gibi bir soru ile gelmeyecek. Daha güzel bir dünyaya doğru gidebileceğimize bazen inanıyorum.

Her kurumda daha iyi öğrenciler her zaman olmuştur. Bu çalışanlar onlara hiçbir kaynak sunmasanız da kendi zamanını ve bütçesini öğrenmeye ayıracaktır. Doğal olarak dünyayı, ilişkileri ve kendini merak eden insanlardan bahsediyorum, toplam çalışanlar içinde yüzde 5-10 kadar oldukları varsayalım. Sonrasında yine yüzde 5-10 kadar eksenin tam zıt ucunda 8 kez eğitime gitse de kasıtlı olmasa da öğrenmeye bir alerjisi olan insanlar da vardır. Ancak çoğunluk bu iki dilimin arasında kalır, biraz formunu yitirmiş normal dağılım eğrisi gibi.

📌 Şimdi sıra geldi liderlere…

Eğer liderler merak ederse, bol bol okursa, okuduklarını paylaşırsa, dillerinde öğrenmek ve merak yer alırsa, öğrenme deneyimi için alan yaratırsa kendi ekipleri de onları izler ve daha meraklı insan sayısı artar.


Öğrenme ve merak biraz gönül işi, kişinin gönlünün olmasını bekliyoruz. Ancak öğrenmeye açık bir ortam da süreci daha da hızlandırıyor. Liderler olası tüm kaynakları açabilirler, fonksiyondan, bulunulan düzeyden bağımsız online kütüphaneler nefis çalışacaktır.

Open culture, Coursera, Udemy, Khan Academy, Linkedin Learning gibi..

Kilit kavramları liderlerden başlayarak dile katmak ve insanların üzerinde düşünmeleri için fırsat tanımak sonrasında bunu tekrarlamak etkili olacaktır. Büyüme zihniyeti bu süreci destekleyen bir kavram ise sadece bir konuşmada Carol Dweck referansı ile bahsedip sabit ve büyüme zihniyetinin geleceğin buzdağı olmaya aday görselini paylaşmaktan bahsetmiyoruz. Dönüşüm dil ile başlıyor, önce lider olarak kendi dilinizi seçmeniz ardından da tutarlı bir şekilde söylediğinizi uyguladığınızı göstermeniz değerli olacaktır. NLP külliyatını bir şekilde merak edip karıştırmışlığınız varsa, aynı mesajı orada da görmüşsünüzdür. Lider olarak uygulamadaki yeni kavramları anlatın, insanlara üzerinde düşünecek meraklı sorular verin, farklı yansımaları birlikte konuşun, ardından tekrar kavramlara dönün ve süreci tekrarlayın… İşin sihri anlatmak, uygulamak, düşünmek, paylaşmak sonra tekrar kavrama dönmek ve kendimizden notlarla kavramı yeniden tanımlamak… Böylece Carol Dweck’in Büyüme Zihniyetinden değil artık kendimize ait bir Büyüme Zihniyetinden bahsetmeye başlıyoruz. Tüm bu yolculuk merakla başlıyor 🎈


Sonra bu sürece dahil olan gönüllü insanlarla konuşun, onları gözlemleyin… Öncesini ve sonrasını nasıl karşılaştırıyorlar? Bu örnekler diğerlerine de ilham olacaktır, merak bulaşıcıdır nasıl olsa…

Merak etmek gönüllü bir eylemdir, meraklı ol demekle kimse meraklı olmuyor. Derse giriyor, yoklama sayfasında adını görüyoruz sadece o kadar. Okul dönemindeki gibi derse zorunlu olduğu için girmesinden bir farkı kalmıyor, sınav da yapın isterseniz (ki yapanlar var) oradan da geçse sonra yine kendi dilinde kalmadıkça, uygulamadıkça hepimizin zamanı boşa gitmiş oluyor, geçmiş olsun. Bir de “eğitim” kredimizi de tüketiyoruz. O yüzden sevgili liderler lütfen gönüllülerle başlayın, bu da bir cesur bir hareket. Bunun için iyi danışmanlarla çalışın, sizin meselenizi dert eden, halinizden anlayan sizinle birlikte dünyanızı merak eden danışmanlar tüm süreci tetikleyecektir.

Devamında veri ile konuşmaya özen gösterin, biraz mutfakta toplama çıkarma yapmaya zaman ayırın ve iletişimini sağlıklı bir şekilde kurgulayın.

  • Daha çok katılım gösterenlerin iş sonuçları nasıl değişmiş?

  • Daha çok katılım gösterenlerin takım içi etkileşimleri nasıl etkilenmiş?

  • Daha çok katılım gösterenlerin müşteri hikayeleri nasıl şekillenmiş?

Büyük veya küçük veri hepsi değerli olacaktır, sizin de izlediğinizi gündeminize aldığınızı gösterir en azından 🎯


Lider nereye bakarsa ekip de oraya bakıyor. Merak eden, keşfetme iştahı olan liderler ekiplerini de geliştirirler. Yeni dünyayı şekillendirecek bir ekip hayal ediyorsanız, lider olarak önce siz merak edin, okuyun, sohbet edin, araştırın ve soru sorun ✨


Merakımız ve öğrenme iştahımız bol olsun 🎈




221 views

©2019 by meraklısına.... Proudly created with Wix.com